Merhaba,
Dün resmi işler için koşturdum biraz. Onları aslında dün yazacaktım ama, bilgisayarımın şarjı bitti ve telefon ekranından da yazmakla uğraşmak zor geldi. Bugün bilgisayar için elektrik dönüşüm cihazı (ya da fişi) (電気変換プラグ)aldım. Bilenler biliyordur, bilmeyenler için, Japonya'da prizler bizimkinden farklı. O nedenle Türkiye'den getirdiğimiz elektronik cihazları kullanabilmek için bu fişi kullanmak gerekiyor (1. Fotoğraf). Tabi bunların da ülkelere göre farklı modelleri var. Türkiye için "B, C, SE" tipi fişler kullanılıyor. B ve C'nin uçları biraz daha ince olduğu için, telefon şarj aleti veya bilgisayar fişleri daha ince olanlar için uygun. Benim bilgisayarımda olduğu gibi, çok kalın ucu olan fişler için SE en ideali. Bu kadar ayrıntıya neden girdin diyenler olabilir, ancak bu ufak ayrıntılar hayat kurtarıyor, valla. :)
Dünkü belediye tecrübemi paylaşmadan önce, belediye ve banka işlerinde lazım olacağı söylendiği için yaptırdığım inkan'dan (bir çeşit damga) bahsedeyim. İnkan yapan dükkanlara giderek, adınızı (veya soyadınızı) söylerek, yazı tipini seçiyorsunuz ve resmi işlemlerde kullanmak üzere inkan yaptırıyorsunuz. Ben soyadımı kullandım, seçtiğim yazı tipine satıcı okuması zor dese de, çok hoşuma gittiği için kararımdan vazgeçmedim. Sonuç itibarıyla alttaki gibi bir inkan ortaya çıktı. Fotoğraf sizi yanıltmasın, aşağı yukarı 1 cm çapında bir şey. Bu arada belediyede buna gerek yokmuş, sadece bankada lazım olacak sanırım. (:
Neyse, o zaman düne dönerek, belediyede yaptıklarımı anlatmaya geçiyorum. 3 aydan uzun süre için Japonya'ya gelenler, hava alanında ikamet belgesi (在留カード) almak zorundadır. Daha sonra da adresleri belli ise, belediyeye giderek, ikamet adresini bu karta kaydettirmelidir (ve gerekliyse sağlık sigortası yaptırmalıdır). Bunun için, pasaport ve ikamet belgesi ile belediyeye giderek, danışmadaki görevliye derdinizi anlattığınızda sizi yönlendiriyor ve yönlendirdiği yerde bir başka görevli doldurmanız gereken formu açıkça anlatarak, formu doldurduğunuzda size bir sıra numarası vererek bankoya yönlendiriyor. Bundan sonrası klasik işler. Ancak, orada benim dikkatimi çeken, birden fazla bankoda işiniz oluyor ve hepsine de aynı banko numarasıyla gidiyorsunuz. Sizinle işi biten görevli, gitmeniz gereken bankoya numaranızı yönlendiriyor ve siz de gidip orada sıranızı bekliyor, sıranız geldiğinde işleminizi yaptırıyorsunuz. Hem kağıt israfı olmuyor, hem de kafanız karışmıyor. :)
Dün işlemler için koşturmaktan fotoğraf çekmek aklıma bile gelmedi ama, sanırım o kadarına da gerek yoktur. :)
Son olarak da bugün telefon alma maceramı anlatacağım. Öncelikle, 2 yıl önce geldiğimde ya ben cahildim, anlamadım ya da sim kartı tek başına alamıyordunuz. Bu sefer ilk dikkatimi çeken o oldu. Artık simfree telefon alarak, GSM şirketinden sadece simkart alabiliyorsunuz. Ama eskisi gibi GSM şirketinden telefon ve simkartı birlikte de alabiliyorsunuz eskisi gibi. Üstelik sözleşmeden 6 ay sonra telefonu firmaya götürerek sim kilidini de kırdırarak, Türkiye'ye döndüğünüzde sadece kaydettirerek kullanabiliyorsunuz.
Neyse efenim, ben ayrı ayrı uğraşmayayım diye doğrudan GSM şirketine giderek telefon ve simkartı birlikte almak istedim. Bunun için telefon şirketlerinin şubelerine doğrudan da gidebilirsiniz, Biccamera ya da Labi (orijinali aslında Yamada Denki ama binalarında LABI yazıyor) gibi teknoloji mağazalarının genelde ilk katlarında GSM operatörlerinin stantları oluyor, oralara da gidebilirsiniz. Ben 2. dediğimi yaparak Labi'de açılan AU (GSM şirketi)'ya gittim. Adamlar orada size istediğiniz bilgileri veriyor, fiyatları çıkarıyor, ödeme planınızı gösteriyor. Buraya kadar olan kısmı bizde de var. Ancak telefonu almaya karar verdikten sonraki işlem kısmı yaklaşık 1 saat sürüyor, bir sürü işlem yapıyorlar, her şeyi tekrar tekrar teyit ediyorlar (ya da ben yabancı olduğum için anlamadığımı sanarak yaptılar bilmiyorum). Tabi bu işlemler için Pasaport, ikamet belgesi (adresiniz kayıtlı olmalı) ve kredi kartı gerekiyor. Telefonu taksitle aldığınız için ödemeleri kredi kartıyla yapma şartınız varmış. Bir ara işlemler o kadar uzun sürünce beni nüfusuna mı alıyor bu adam diye de düşünmedim değil. :D İşlemler bittikten sonra, telefonu hemen alabileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Görevli size bir kart vererek, hakkınızda yapılacak araştırma için 30 dk kadar beklemeniz gerektiğini, 30 dk sonra(başka işleriniz varsa da o gün içinde mağaza kapanana kadar) tekrar gelmeniz gerektiğini söylüyor. Bende bir sorun bulamadılar ve akşamüzeri gittiğimde telefonumu alabildim. :)
Fark ettiyseniz turistik bilgilerden ziyade faydalı bilgileri paylaşmaya çalışacağım. Tabi gezmeye başladığım zamanlarda gezilecek yerler hakkında da yazarım. Kısacası çok yönlü bir blog olacak benimkisi.
Sanırım şimdilik bu kadar yeter. Oya Başar gibi "Beni izlemeye devam edin anacım" diyerek yazıyı noktalıyorum. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. (:
Keyifli okumalar. :)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder